23 Nisan 1920'de kurulan TBMM'nin gündemindeki en önemli ve öncelikli konu,düşmanı memleketten kovacak silahlı kuvvetlerin kurulması değildi.Yapılacak iş;şimdiye kadar yapılanaları,yapılacakları,gayretlerinin sebep ve neticelerini halka duyurmak,halkımızla birlikte dış kamuoyunu planlı,programlı ve profesyonelce bilgiye doyurmaktı.
24 Nisan 1920 Cumartesi günü toplanan TBMM gizli oturumunda Atatürk,memleketin içinde bulunduğu durum hakkında millet vekillerini aydınlatmak için söz alır.Durumu uzun uzun izah eder ve sözü Türk halkı üzerinde etkili olan psikolojik baskıya,yeni propagandaya getirir.Burada;"Kendisinin şahsına odaklanan TBMM'ni ve milleti küçük düşüren menfi propagandaların İngilizler tarafından nasıl uygulandığınıve halkın nasıl kandırıldığını" misalleri ile anlatır.
Gazi konuşmasında;"bu propagandalara dikkat edilmesi gerektiğini,bu menfi tutum ve davranışlara inanılmamasını,birlik ve beraberlik içinde olunduğu takdirde her sorunun çözümlenebileceğini,memleketin yükselmesinden başka bir arzusunun bulunmadığını,millete istiklal temin edileceği güne kadar bir fert olarak bütün mevcudiyeti çalışmaya mukaddesatı namına söz verdiğini" vurgular.(TBMM Gizli Celse Zabıtları,C.1,TBMM Basımevi,Ankara;1980,s.10)
Görüldüğü TBMM'nin ilk gününde konu propagandadır.
25 Nisan 1920'de yani meclisin açılışının ikinci gününde Celalettin Arif Bey başkanlığında toplanan altıncı oturumda Hamdullah Suphi Bey tarafından "Meclisin Memlekete İlk Beyannamesi" okunur ve kabul edilir.Aşağıda yer verdiğim bu beyanname 25-28 Nisan tarihlerinde Hakimiyet-i Milliye Gazetesinde TBMM Başkanı Mustafa Kemal imzası ile yayımlanarak millete ulaşır.(Muzaffer Taşyürek,Lozan Hayır Diyenler,İhtar yayınları,İstanbul 1995,S.37)
"MECLİSİN MEMLEKETE İLK BEYANNAMESİ
Anadolu'nun her köşesinden gelen vekillerimizin teşkil ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi,olanı biteni dinleyip anladıktan sonra millete hakikati söylemeye luzum gördü.
İngilizler tarafından satın alınan ve milleti birbirine düşürmek maksadını güden bazı hainler sizi aldatmak için türlü türlü yalanlar söylüyorlar.İzmir vilayetinin,Antalya'nın,Adana'nın,Antep'in,Maraş ve Urfa havalisinindüşmanlar tarafından işgali üzerine silahına sarılan millettaş ve dindaşlarımızı yine size mahvettirmek için padişah ve halifeye isyan sözünü ortaya atıyorlar.
Millet Meclisi;halife ve padişahımızı düşman tazyikinden kurtarmak,Anadolu'nun şunun bunun elinde parça parça kalmasına mani olmak,payitahtımızı(başkentimizi)Anavatan'a bağlamak için çalışıyor.
Biz vekilleriniz,Cenab-ı Hak ve Resül-ü Ekremi namına yemin ederiz ki "padişah ve halifeye isyan" sözü bir yalandan ibarettir ve bundan maksat vatanı müdafaa eden kuvvetleri aldatılan Müslümanların elleri ile mahvetmek ve memleketi sahipsiz ve müdafasız bırakarak kolayca elde etmektir.
Hint'in ve Mısır'ın başına gelen halden mübarek vatanımızı kurtarmak için İngiliz casuslarının sizi aldatmak üzere uydurdukları yalanlara inanmayın!
İzmir'ini,Adana'sını Urfa ve Maraş'ını velhasıl vatanın düşman istilasına uğraöış kısımlarını müdafaa edenleri,din ve milletlerinin şerefi için kan döken kardeşlerimizi arkadan size vurdurmak isteyen alçakları dinlemeyin ve onları Millet Meclisinin kararı üzerine cezalandıracak olan kardeşlerinize yardım edin.Ta ki,din son yurdunu kaybetmesin.Ta ki,milletimiz köle olmasın.
Biz birlikte oldukça düşman üzerimize gelmeyeceğini resmen ilan etti.Onun candan özlediği aramızdaki nifak ve şekaktır(mutsuzluk).Allahın laneti düşmana yardım eden hainlerin üzerine olsun ve tevfiki,halife ve padişahımızı,millet ve vatanımızı kurtarmak için çalışanların üzerinden eksik olmasın.
Büyük Millet Meclisi Emriyle
Reis Mustafa Kemal"
Bu beyannameden de görüldüğü gibi;"Halkımızın dış düşmanlarımız ve bunların satın aldığı işbirlikçileri tarafından nasıl kandırılıp aldatıldığı"açıklanarak halka gerçeklerin bundan sonra kendi temsilcilerinin görev yaptığı TBMM'den duyurulacağı,bunun dışındaki haberlere inanılmaması gerektiği vurgulanmıştır.İlk beyannamenin halk üzerindeki etkileri çok olumlu olmuştur.