Imwar.Com
Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Şikayet [ Emek Hırsızları ]
Cevap SayisiCevap Sayisi: 17 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 609 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şikayet [ Emek Hırsızları ]  (Okunma Sayısı 609 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
29 Ağustos 2009, 20:30:23
TurkeyEmpire

İlkokul

*


Üye No : 7

Yaş : 39

Cinsiyet : Bay

Nerden : Istanbul

Konu  : 1

Mesaj : 11

Puantaj +0/-0
Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline
« Yanıtla #15 : 29 Ağustos 2009, 20:30:23 »

TurkeyEmpire: Diyor Ki...
Sizin Çizginiz Belli Anıl Besir Bey Hatam Varsa Dedim İyi Oku Yazdıklarımı ve Madem Kendine Güveniyordun izlediğin Çizgiye Neden Alihan Beyle Konusmalarımızın Loglarını Editledin Benim Korkum Yok Sizin Varki Bazı Seylerden Konuya Acıklık Getiren Metni Sildiniz Benim Anlım Acık Dalaverede Yapmıyorum Varsa Belgeniz Cıkartın Haklı Olduğunuz Belli Olsun Bende Sizin Gibi Yalan Yanlıs Seyler Yazıp Karalama Kampanyası Hazırlarım Ama Ben Belgelerimi Sundum 2 Belgeyi ( MSN LOGUNU) Ben Silmedim Siz Sildiniz Artık Bunlar Sizin Sadece Haksız Olupta Haklı Yönüne Cıkma Cabanızdır Gidin Ayna Karsısına Kendinizle Yüzlesin ve Kendinizi Yargılayın O Zaman Dediklerime Hak Vereceksin Ama Sizin Okumus Olduğunuz Hukuk Fakültesinde Emek Hak  Yemeği İftira Atmaya Öğretiyorlarsa Size Saygı Duyarım Lakin Surada İlk Yazdığım Konudan İtibaren Bana ve Site Üye Ziyaretcilerine Elle Tutulur Bir Belge Tebliğ EdemediN Maden Siz Haklısınız Buyrun Sunun Belgeleri Benim Sunduğum Gibi Ozaman Bütün Haklarımı Helal Ederim Ama Allah Katında Kul Hakkı Yemenin Ne Anlama Geldiğini Biliyorsunuzdur Umarım Siz Emeğın Ne Demek Olduğunu Biliyormusunuz Acaba Su Siteyi Bu Hale Getirmek Kolaymı Sence Güvenlik Acıkları Olmadan Simdi Bana Burada Ahkam Kesip Efevari Kelimeler Kullanmayın Sahınızı Görür Sahmat Olursunuz Oda Enson Yapacağım Sey Daha Sunacağım Belgeler Var Onlarıda Sunmayim
« Son Düzenleme: 29 Ağustos 2009, 20:32:04 Gönderen: TurkeyEmpire » Logged
TurkeyEmpire'un İmzası...
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
29 Ağustos 2009, 21:36:11
Arslan Bey

Yönetici

Üniversite

*****


Üye No : 1

Nerden : Kâinat

Konu  : 216

Mesaj : 431

Puantaj +30/-0
Üyelik Bilgileri E-Posta
Online
« Yanıtla #16 : 29 Ağustos 2009, 21:36:11 »

Arslan Bey: Diyor Ki...
Evet, tekrardan durumu izah etmeye başlayalım. Ne demişler “ettekrarü Ahsen velev tekrarü 180”, doğru şeylerin tekrarlanmasında fayda vardır, 180 defa dahi olsa.

Öncelikle, konunun etiketleri hakkında bir şeyler söylemişsiniz. Utanmaktan bahsetmişsiniz. Eğer ben sizin yaptığınızın haramzadelik olduğunu, hem Pınar Albayrak adına hem de Cromlady adına defalarca mesajlarımda söylememiş olsaydım, eğer yalan konuştuğunuzu hem Pınar Albayrak adına hem de Cromlady adına mesajlarımda söylememiş olsaydım, derdiniz ki, kardeşim bu nedir? Ancak ben zaten konunun etiketlerinde söylediklerimi, mesajlarımın içerisinde defalarca, sebeplerini açıklayarak, normalde ağzıma almayacağım hele de bir bayana karşı haşa diyeceğim bu ifadeleri, neden kullandığımı açıklayarak, defalarca size yönelttim. Neden yönelttiğimi dediğim gibi defalarca açıkladım. Ve konu, zaten bunlardır. Sizin haramzade tavrınız ve şahsıma yönelttiğiniz iftiralardır. Konu buysa, bu konunun etiklerinin bu şekilde düzenlenmesinde ne utanılacak bir yön vardır ne de yanlış bir yön. Ben Allah yukarda, araştırmadım bile, hangi platformda, hangi mekanda hakkımızda neler söylediniz ya da bir şeyler söylediniz mi; veyahut iddialarınızın altına benim cevaplarımı da olduğu gibi aldınız mı? Hiç bakmadım bile. Benim için değerli değil. Bu siteye gelen, bu sitede Arslan Bey ve Anıl Beşir’in paylaşımlarını, fikirlerini okuyanlar zaten bu laflara itibar etmezler. Ancak siz diyorsunuz ki her ortamda, konuşacağım. Ben bu siteden başka hiçbir yerde, size cevap vermeyeceğim. Olayın aslını öğrenmek isteyen de bu siteye gelecek. Ee öyleyse, konunun bulunma etiketlerinin böyle olması gayet normaldir. Bu konuyla ilgili söylediğiniz hiçbir şeye katılmıyorum ve bu sözlerinizin artık benim defalarca anlattığım gerçekler karşısında, kurtuluş için bir faydalanma vesilesi olarak kullanılmaya çalışıldığını düşünüyorum.

İstediğiniz domaini alabilir, ismime istediğiniz kara propagandayı yapabilirsiniz. Sizi engelleyemem. Engellemem. Ben sizin gibi insanların sitelerini çökertmeye çalışmıyorum çünkü. Şahsi husumetlerimi onların emekleri üzerinden tolere etmeye çalışmıyorum. Ancak şunu unutmayın bir “gerçek” vardır, bir de “batıl”. Batılın hükmü, gerçek gelene kadardır. Anıl Beşir’i kötüleyin, kara propaganda yapın. Benim hiçbir şey kaybetmeyeceğimi bilakis, benim fikirlerimle ulaşamadığım insanlara sizin vesilenizle ulaşıp, bu fikirlerin daha da büyüyeceğini göreceksiniz. Ve utanacak, daha da agresifleşeceksiniz. Tutar dalınız kalmadıkça şimdi agresifleştiğiniz gibi.

Siz hakkınızı aramıyorsunuz. Bunu öncelikle kabullenin. Siz bu şemsiyenin altına saklanıyorsunuz. Olmayan bir hak aranmaz. Ortada var olan bir hakkınız yoktur. Eğer olduğunu düşünseydim, yemin ederim, anında size ait olduğunu iddia ettiğiniz her şeyi kaldırırdım. Benim yazılarıma dahi, hayır bunlar benim deseniz, onları bile kaldırırdım. Siz beni tanımıyorsunuz. Tanımanızı da beklemiyorum zaten. Soruyorum kaç saatinizi ayırdınız bu siteye? Cevap yok. Çünkü hiç vakit ayırmadınız. Soruyorum söz verdiklerinizi yaptınız mı? Hayır yapmadınız. Soruyorum beni hem madden, hem manen zarara uğrattınız mı? Evet uğrattınız. Para kaybına yol açtınız, zaman kaybına yol açtınız. Benim için en değerli şey zaman. Beni insanlara karşı mahcup ettiniz mi? Evet ettiniz. Default klasörüne, 5 dakikada konulan bir şablon üzerinden bunca saydığım ve daha saymadığım zararlara sebep olan bir insanın, hak iddia etmeye hakkı yoktur.

Siz haksız olduğunuzu içten içe biliyorsunuz. Ben buna inanıyorum. Ancak her insanda nefis var. Ve bu nefis sizde şiddetle cereyan ediyor. Boş lakırdılar etmeyin rica edeceğim. Özür dilemezsiniz, hem de hiçbir ortamda. Nefsiniz size manidir.

Bana emekten bahsedebilecek en son kişi sizsiniz. Tutunduğunuz her dalı gerçeklerimizle çürüttüğümüzden, artık sona yaklaşıyorsunuz ve benimle Alihan arasındaki ilişkiyi bu şekilde popülist laflarla, ithamlarla, beni kendi çizginize çekmeye çalışarak yıpratmaya, kendi içerimizde bizi zafiyete uğratmaya çalışıyorsunuz. Bu planınız boşadır. Evet Alihan bu siteye emek vermiştir, siz bu siteye emek vermediniz. Alihan sabahlara kadar usanmadan, sıkılmadan, sıkılsa bile saygısından ve edebinden bunu belli etmeyerek, benimle beraber site hakkında kafa patlatmış, saatlerce kodlarla boğuşmuştur. Ve bu yüzden hala benden sonra sitedeki en yetkili kişidir. Ve benim ona lafımdır. Bu sitede benim hakkımın ve emeğimin maddi bir karşılığı yok ancak sende çok emek verdin dolayısıyla, sitenin ikinci sahibi olarak, sadece bana danışmak kaydıyla, her türlü yetkin vardır. Bu benim ona net olarak söylediğim laftır. Kalkmış diyorsunuz ki adam harcamak. Bakın pınar Albayrak, Cromlady, ben yanımdakiler harcanmasın diye, yeri gelmiş kendi başımı ortaya koymuşum. Gene hodre meydan. Benim yıllardır yürüdüğüm yol bellidir. Nelerle, ne şekilde, hangi zorluk ve imkansızlıklarla mücadele ettiğim de bellidir. Bir kişi çıksın desin ki, Anıl Beşir bizi harcamıştır. Bir kişi çıksın desin ki, anıl Beşir, bizi satmıştır, yahut satılmamıza müsaade etmiştir, yahut göz yummuştur. Bir tek kişi desin bunu, lafımı daha da ileri taşıyorum, İMWAR’ı kapatacağım. Kim olursa olsun, benimle doğrudan ya da dolaylı ilişkiye girmiş bir kişi de olabilir. Tek bir kişi söylesin bunu. Allaha yemin olsun sorgulamayacağım. Kimliğini araştırmayacağım. Tek bir cümle: Anıl Beşir beni satmıştır…

Siz maalesef kiminle dans ettiğinizi bilmiyorsunuz. İddia etmek her daim kolaydır. Ancak genel kaide müddei iddiasını ispatla yükümlüdür. Bakın ben açık konuştum size. Dedim ki tek cümle edin deyin ki, ALLAH ŞAHİTTİR ARSLAN BEY YALAN KONUŞUYOR. ANLATTIKLARI VE İDDİALARI YALANDIR FESATTIR. BU SİTE BENİM HAKKIMDIR. Deyin dedim bunu, yemin ettim kaldıracağım bütün temayı diye. Mesajlarıma bakın. Daha da ileri gittim. Gene tek cümle, bir tek kişi çıksın desin ki, ANIL BEŞİR BENİ SATMIŞTIR… IMWAR’ı kapatacağım. Buyurun tekrar hodre meydan. Ben eski güreşçiyim. Maçlardan önce çok laf yapan olurdu rakiplerimizden, bizde derdik ki, yiğitlik er meydanında belli olur. Size de diyorum. Yiğitlik er meydanında olur. Buyurunuz…

Ben her kardeşime her daim şunu söylerim. Bakın çocuklar, eğer biri gelir sizin başınızı ağrıtmaya çalışırsa, topu bana atın. Siz uğraşmayın, Anıl Beşir yapmıştır yahut, Anıl Beşir demiştir, gidin sorununuzu onunla çözün, deyin derim. Aynısını o sattın dediğin Alihan’a da dedim. Eğer Pınar Albayrak seninle polemiğe girmeye kalkarsa, sen topu bana at, bana gelsin benimle konuşsun, sen sakın benim işim yüzünden kimseyle polemiğe girme, kimseyle ters düşme, kimseyle tartışma. Anıl Beşir bilir, o dedi, gidin onunla konuşun de, dedim. Hem de bunu çok evvelden söyledim? Bu mudur adam satmak. Bu mudur emeği olanı harcamak?

Ha gelelim şu konuya Alihan’ın size söylediği şeylerin içerisinde, ki hepsini okudum, topu bana atmayı aşan ifadeler var. Yani “sıkıntıyı benim üzerime atın, siz huzurunuzu bozmayın”, lafımın içeriğini aşan ifadeler var. Yani benim yapmadığım, hiçbir zaman olmayan olayların olmuş gibi lanse dilmesi var. Ne dedik, bizim arkamızdan, bizim ağzımızla yalan konuşan bunun hesabını da verir. Bu adam satmak değil bu onuru muhafaza etmektir. Ha Alihan bunu neden yapmıştır, çünkü sizinle herhangi bir şey halledilemeyeceğinin farkındadır ve gençliğin verdiği, ağızdan istenmeden çıkan sözlerle, sizden kurtulmaya çalışmıştır. Yanlış mı? Yanlış. Bu yanlışın hesabı da sorulmuştur.

Peki soruyorum bizim sizinle konuşmalarımız ortada, siz Alihanla ilgili konuşurken ne dedim ben, teknik konulardan ve sizin teknik olarak neler konuştuğunuzdan anlamıyorum. Bunlar önemli de değil. Çünkü mevzumuz, sizin haksızlığınızı en temel esprisi, şimdiye kadar anlattığım, sizin benimle olan ilişkinizdeki vaadlerinizin hiçbirisinin yerine gelmemesi. Ancak Alihan’ın şahsına bir lafınız varsa, buyurun edin bakalım, ne ediyor muşsunuz? Ben bunu aynen dedim size. Hem de bu konuşma şimdiki olayların hiçbirisi yaşanmadan evvel oldu. Bu mudur adam satmak?

Lafınızı bileceksiniz, lafın nereye gittiğini bileceksiniz. Bilmediğiniz şeyler hakkında da konuşmayacaksınız.

Sizin bana hiçbir şekilde vereceğiniz cevap yoktur. Kaç gündür burada yazışılıyor. Kaç tane mesaj attım. Bu mesajlarımın her birinde sizin bana karşı kullandığınız silahların, her birinin bozukluğunu ortaya koydum. Şimdiye kadar hiçbir cevap veremediniz. Kalkıp bu andan sonra size cevaplarım var demek komiktir. Başka bir şey değil. Yazmanıza gerek yok Pınar Albayrak, Cromlady. Siz ilk mesajınızda iddia ettiniz ve cevap verdim. daha sonrasında konuyu uzatan gene siz oldunuz. Yazdığınız her cevap bana yeni bir cevap hakkı doğuruyor. Mevzuyu gereksiz uzatan sizsiniz. benim laflarımın içerisinde ne bir yalan vardır, ne bir gerçek dışılık vardır, ne de keser gibi kendine yontar taraf vardır. Ben dosdoğru olanı, olduğu gibi anlattım. Hala öyle yapıyorum. şimdiye kadar tek bir lafımıza verilen cevap yoktur. Bu saatten sonra kalkıp, cevaplarım var demek, küçük çocukları güldürecek cinsten bir, zaman kazanma çabasından başka bir şey değildir.

Diyorsunuz ki, bana deseydiniz ki, yaptıklarınızla sitemizin etiği açısından, isminizin bulunmaması gerekiyor, ben de teşekkür edip giderdim. Bu kadar büyük bir yalana inanmak için saf olmak lazım.

Öncelikle ben sizin gibi değilim. Ben söz verdimi tutarım. Ben size, ilk konuştuğumuz gün, üzerine konuştuğumuz ve anlaştığımız, sizin bana yapmaya söz verdiğiniz temanın sizin hakkınız olduğunu ve bunun altında sizin isminizin yazacağını söyledim. Bu konuda size söz verdim. ben, siz miyim ki, siz bunları yaptıktan sonra kalkıp, kıvırmaya çalışayım. Ancak sorun şurada, siz söz verdiğiniz hiçbir şeyi yapmadınız. Sizin kadar teknik bilgim olmasa da bende uzunca süredir bu işlerle ilgileniyorum ve en azından, kaba taslak bir bilgim var. Ben sizden, aslen görsel yardım istedim. Bunu sizde biliyorsunuz. Ben zaten kurmuştum siteyi. Bunda modu vs. vardı. Belki şu an ki sitede olan birkaç şey haricinde, geri kalanı vardır. Neden yardım istedim. Görsel konularda yetersiz kaldığım için. Neden photo shop gerektiriyor, başka şeyler gerektiriyor vs. bunların hangi birini anlaştığımız gibi hayata geçirdiniz? Hiçbirini. Üstelik mesajlarımız silindi, konularımız silindi, kategori-bölümlerimiz silindi, üyelerimiz silindi. Bunları düzeltmeye söz vermiştiniz. Tam üç gün bekledim sizi, bu sözün üzerinden. Öyle boş boş durdu site. Ne tesadüftür ki, artık sizden umudu kesip, bütün bunların üzerine adınızı siteden sildikten bir saat sonra meydana çıktınız. Çok büyük tesadüf. Sakın bana, burada iyi niyet iddiasında bulunmayın. Hiçbir şekilde bize yardımcı olmadınız, hiçbir şekilde sözlerinizi tutmadınız, düzeltmek için hiçbir gayret göstermediniz. Ne zamanki ben adınızı siteden sildim, o zaman ortaya çıkıp, etrafı, çirkin iftiralarınızla velveleye verdiniz.

Peki soruyorum, bunları dediniz ya, teşekkür edip giderdim dediniz ya. Ben size ne açıklama yaptım. Bakın kardeşim, şu şu hatalarda bulundunuz, şunları şunları yaptınız, bizi şöyle zararlara garkettiniz bu ve benzeri sebeplerden bu siteden adınızı sildirdim. Bu konuda hakkınız olduğunu düşünmüyorum. Sizi günlerce bekledik, her türlü yetkiniz vardı, isminizi silince çıktınız ortaya. Hani teşekkür edip giderdiniz? Benim şu dediklerimle, sizin, şöyle deseydin, teşekkür eder giderdim dedikleriniz arasında ne fark vardır? Aynı şeyin farklı kelimelerle ifadesidir bunlar. Başka bir şey değil. Ancak sonucu görüyoruz. Üslubunu çirkinleştiren, ilk saygısızlığı yapan bellidir. Tehdit etme cüretini gösteren bellidir.

Öte yandan ben ne dedim size, en son konuşmamızda. Tamam kardeşim, bunca olaydan sonra istediğin isim midir? Tamam koyuyorum siteye. Şimdi koydurtuyorum. Bakın yukarıda yazıyor log kayıtların da, dedim. Peki ne zaman hiçbir talebiniz ciddiye alınmayacak dedim, emeğimi tehdit etme cüretini gösterince. Hala da bu kanaatteyim. Sizler kendi eksikliklerinizi insanlar üzerinden tolere etmeye çalışıyor ve her türlü planınız bizim cevaplarımız karşısında çürüyorken, en son çareniz, benim laflarımı, benim tavırlarımı bana karşı kullanmak olmuş. Kusura bakmayın ben bu oyuna gelmem. Siz kendi terbiyesizliğinizin bedelini ödüyorsunuz.

Bu platformda bana nezaketten bahsedebilecek en son kişi sizsiniz. Benim size attığım mesajlar, sizinle yazışmalarım, en son ana kadar kullandığım üslup ortadadır. Siz benim nezaketimi, konu yapabilecek seviyede değilsiniz. Benim kendi arkadaşlarım ile aramdaki ilişkinin inceliğini görecek derecede de değilsiniz. Evet talimat verdim. gene tekrarlıyorum. Ben çok emir verecek makamlarda bulundum. Hala bulunduklarım var. Ancak ben çaycıdan çay isterken dahi, rica ederim. Emretmem. Burada da emretmedim ancak talimat verdim. Neden? Çaycıdan çay isterken dahi, ince ve kibar konuşan bir insan neden, burada “talimat” ibaresini kullanmıştır. Çünkü bu laf hak edilmiştir. Daha da ötesini anlatmayacağım. Çünkü ben sizin gibi, özel hayatımı ve başkalarının özel hayatını, sırf rant kaygısıyla ifşa edecek derecede bir insan değilim.

Ha şunu da ekleyelim, siz daha ortaya çıkmadan, çok önce, sitenin tasarımının benim yurtdışından dönüşümle birlikte değişeceği kararlaştırılmıştı. Bunun bazı sebepleri vardı. Sizi ilgilendirmez. Şu an sitede duran tema içinde aynı şey geçerli. Bunun sizinle hiçbir alakası yok. Daha siz bu çirkin iftiraları dillendirmezden evvel kararı verilmiş, talimatı verişmiş bir işti bu. Ama şimdi hızlandırdım. Tek harfinin size ait olduğu hiçbir şeyi burada istemiyorum. Olmayacak da. Ama bu yazılar kalacak. Sitenin çektiğim fotoğrafları da konuyla beraber kalacak. Sonuna kadar. Her okuyan, kim neyin peşindedir görecek.





Bu arada avukatınızı çağırın bilgisayar başına. Şimdi beni kayıt altına aldırtmışsınız ya, yazacağım hukuki temelleri. Bekleyin.



 
Logged
Arslan Bey'un İmzası...
Yay Gibi Eğri Olup Tutulmaktansa, Ok Gibi Doğru olur Atılırım Ben

Görüp ahkam-ı asrı münharif sıdk u selametten
Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten
.,.,.,.,.,.,
Muini, zalimin dünyada erbab-ı denaettir
Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten
.,.,.,.,.,.,
Arslan Bey'un İmzası...
Arslan Bey İmza Seçmediniz...
29 Ağustos 2009, 22:37:12
Arslan Bey

Yönetici

Üniversite

*****


Üye No : 1

Nerden : Kâinat

Konu  : 216

Mesaj : 431

Puantaj +30/-0
Üyelik Bilgileri E-Posta
Online
« Yanıtla #17 : 29 Ağustos 2009, 22:37:12 »

Arslan Bey: Diyor Ki...
öncelikle kişilik haklarınızdan, manevi bütünlüğünüze yönelik hukuki bir ihlal olma ihtimalini ile ilgili açıklamalar.

Şeref ve haysiyet, kişilerin toplum içerisindeki hal ve davranışları ve yaşam tarzlarına göre toplum tarafından kendilerine biçilen değerdir. Yani bir kimsenin gerek özel, gerek mesleki yaşam biçimi itibarıyla toplumda kazanmış olduğu, itibar, erişmiş olduğu saygınlıktır. Yani bu anlamda “genel bir şereften” ve özel de “mesleki bir şereften” de bahsedilebilir. Ve şüphesiz herkesin toplum önünde, haksız olarak küçük düşürülmesinin önlenmesini isteme hakkı vardır. Bu hak Medeni kanunumuzun 24. maddesinden kaynaklanır. MADDE 24.- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Öte yandan kişiler, şeref ve haysiyetlerine karşı girişilen saldırılar karşısında Türk ceza Kanunu’nca da korunmaktadırlar ki, bu tip bir haksız saldırının cezai müeyyideleri de vardır. Bunlar TCK md. 125 vd. maddelerde sıralanmıştır. Genel şekil böyledir.

Peki bu şeref ve hasiyete karşı “hukuka aykırı” fiilin özelliği nedir? Yani hukuka aykırılık nerede ortaya çıkar? öncelikle tabi bu hukuka aykırılık hali, ASILSIZ VE GERÇEK DIŞI ithamların, bir kişi hakkında öne sürülmesi şeklinde gerçekleşir. Ayrıca bu tip iddialarla, söz konusu kişiye güvenilemeyeceği, ondan bir takım davranışlar beklenebileceği görüşünü bildirmek şeklinde de olur. Olayımıza bakarsak, Pınar Albayrak la ilgili olarak bizim iddialarımızın temellerini, kendisinin sözüne sadık olmayan, insanları verdiği sözler ile zarara uğratan, teminat ettiği işleri yerine getirmeyen, bu işleri yerine getirmediği gibi ,halin ve olayın koşullarından anlaşıldığı üzere, “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.” Diyen M.K. md.2 Hükmündeki, ikili ilişkilerin karşılıklı dürüstlük kuralına oturtulduğu hükümündeki, dürüstlük kurallarını ihlal eden ve kendisinin borç ilişkilerinde, sadık davranmama ihtimali olan bir insan olduğu fikirleri, teşkil etmektedir.

Bu iddialardan hiçbirisi yalan değildir. Ama öncelikle karşı tarafın verdiği sözü tutmak mecburiyetini açıklamak isterim. “İki taraf karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde, akit tamam olur.” Diyen Borçlar kanunu. Md.1 hükmü, borç doğuran bir sözleşmenin kurulmasını, herhangi bir şekil şartına bağlamamış ve bir sözleşmenin, iki tarafın birbirine uygun rızalarını, karşılıklı olarak ve bir mevzu üzerinde beyan etmeleriyle, borç doğuran bir sözleşmenin kurulduğunu kabul etmiştir. Dolayısıyla, benimle, Pınar Albayrak arasında, borç doğuran ve yükümlülüklerin yerine getirmemesinin, yaptırımı olan bir borç ilişkisi doğmuştur.

Bizim iddia ettiğimi< durumlarda, Pınar Albayrak, borç doğuran bir, sözleşmeyi benimle hayat geçirdikten sonra, kendisine defalarca süre vermemize rağmen, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemiş, verdiği sözleri tutmamış, yapmaya söz verdiği işleri yerine getirmemiş, sözüne sadık kalmamış, bu sadakatsizliğin bedeli olarak bizi zarara uğratmıştır. Dolayısıyla bizim iddia ettiğimiz hususlar bunlardı zaten ve bunlarda bir fesat söz konusu değildir. Öte yandan, bu davranışları ve sonrasında gösterdiği tavırlar dolayısıyla, kendisine güvenilemeyeceği, kendisinin borç ilişkilerine sadık olmayan biri olduğu y6önünde fikirler beyan ettik ki, bu ne ASILSIZ, ne de GERÇEK DIŞI BİR DURUMDUR. Bu bilakis kendisinin, hayata geçirdiği durumun, bizde ve uyandırdığı kanıdır. Şeref ve haysiyetin kanuni tanımından bahsederken, toplum tarafından verilen değer olduğunu ifade ettiğimize, bizim de bu toplumun bir üyesi oğlumuz gerçeği ortada durduğuna, kendisinin, geçerli surette kurulan borç ilişkisine uymaması neticesinde, bizim kendisi hakkın da yaptığımız eleştiriler, kanuni tanımda hukuka aykırılık neticesi doğuran, şeref ve haysiyetin zedelenmesine, M.Kmd.24 hükmünce sebep olmamış ve dolayısıyla buna binaen, Pınar Albayrak’ın borçlar kanununa dayanabilecek, şeref ve haysiyetinin zedelenmesi, iddiası tarafımızdan hükümsüz görülmüştür.

Öte yandan kendisinin fikir ve sanat eserleri kanunu ve bilişim kanunları ve ilgili mevzuat hükmünce, isminin silinmesi konusunda ileri sürdüğü hak iddiasını, Borçlar Kanunumuzun ilgili hükümlerince, kendimize borç ilişkisinin sorumluluklarının yerine getirilememesi konusunda, hiçbir eksiklik yüklenmediği ve dolayısıyla, borcun tam şekilde, yerine getirilmesine kadar, üstümüzde bulunan ismi yerleştirme borcunu yerine getirmeyeceğimiz def’i ile yanıtlıyoruz. Ayrıca, kendisinin temerrüdü ile, şahsımızı uğrattığı zararlar ve kendisine verdiğimiz, süreler göz önüne alındığında, borç ilişkisini, B.K md. 106/2 hükmünce, sözleşmeyi fesih ediyoruz ve bu borçtan kurtuluyoruz. Haliyle, Pınar Albayrak’ın borçlarını yerine getirirken gösterdiği sadakatsizlik ve haklarını kullanırken doğruluk ve dürüstlük kurallarına uymaması neticesinde, B.K md. B.K md. 105, munzam zarar dahil olmak üzere bütün, müspet maddi ve manevi zararlarımızı, Mk. Md. 23-24 vd. ve B.K 41 vd. hükümlerince talep etme hakkımızı kendimizde saklı tutarız.

Bunun yanında, bizim size yönelttiğimiz, saygısız, seviyesiz, haramzade, terbiyesiz vs. ithamlar. Her biri mevzumuzun kapsamı içerisinde kalan konuyla ilgili olarak, sizin sadakatsizliğinize ve göstermediğiniz dürüstlüğe yönelik olarak söylenmiş olup, anayasadan kaynaklanan ifade hürriyeti ve onlarca mevzuatta bahis olunan tenkit şartlarını asla aşmamıştır. Biz bu konuda özellikle hassasiyet göstermişizdir.

MEDENİ KANUN VE BORÇLAR KANUNU HÜKÜMLERİNCE, ŞEREF VE HASİYETİNİZİN HUKUK DIŞI İHLALİ, BU DEĞERLERİNİZE SALDIRI İDDİANIZ, GÖREBİLDİĞİMİZ ÖLÇÜDE YERSİZDİR. ZİRA HİÇ BİR İDDİAMIZ ASILSIZ VE GERÇEK DIŞI DEĞİLDİR. ÖTE YANDAN, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİNİZ AÇISINDAN, GENE BELİRTTİĞİMİZ BORÇLAR KANUNU VE MEDENİ KANUNU HÜKÜMLERİNCE İDDİANIZ, GÖREBİLDİĞİMİZ ÖLÇÜDE YERSİZDİR. BİLAKİS, BİZİ UĞRATMIŞ OLDUĞUNUZ ZARARLAR, KANUN HÜKÜMLERİNCE ŞAHSIMIZA TAZMİNAT TALEP HAKKI SUNAR Kİ, BİZ BU HAKKIMIZI KULLANMAK NİYETİNDE DEĞİLİZ. BU DA ARAMIZDAKİ FARKTIR.

Daha yazabilirim. Cezai sorumluluk açısından, bilişim suçları sorumluluğu açısından, ceza hukuku sorumluluğu açısından. Ancak bunların her biri, sizin, üzerinize düşen sadakat, doğruluk, dürüstlük ve karşılıklı güven kuraların aykırılığınız karşısında sizin aleyhinize olur. Öte yandan şahsımıza yaptığınız hakaretler ise, daha başka bir konudur ki, girmeye lüzum bile duymuyorum. İstenirse her birini ve yukarıda açıkladığım durumu dahi daha ayrıntılı, vermediğim mevzuatıda verek anlatabilirim. Yeterli olduğu kanısındayım…



Ve bu açıklamalardan sonra şunu söyleyeyim. Belge sunun diyorsunuz, ne belgesi? İşte ben anlatıyorum, çıkın deyin ki bunlar yalandır. msn log kayıtları ne zamandan beri belge olabiliyor. İstediğiniz gibi değiştirebildiğiniz, silip ekleyebildiğiniz kayıtlar ne zamandan beri belge statüsü kazandılar. Benden belge istiyorsunuz, buyurun okuyun yazdıklarımı. Ben daha önce de dedim. Sizin bu kadar çirkinleşeceğinizi hiç akıl edemediğim için, bilgisayarıma format atarken, aman dur şu kızın loglarını alayım demedim. Biz tabi herkesi kendimiz gibi biliyoruz. Hatamız burada. Bu kayıtlar bende mevcut değil. Siz koydunuz ve bende kabul ediyorum zaten evet konuştuğumuz şeyler bunlar. Ancak anlamadığınız nokta şu: bu konuşmalar zaten beni tasdik ediyor, daha neyin davasını güdüyorsunuz.

Son olarak izah ediyorum Alihan ve sizin log kayıtlarınızı neden editlediğimi:

Bizim tartışma konumuz sizin verdiğiniz sözlere sadakatsizliğiniz ve söz verdiklerinizi yapmamanız ve dürüst davranmamanız. Bu sitede emeğinizin olmamasıdır. İsminizin silinmesinin gerekçesi budur. Alihan ve sizin aranızda geçen, konuşmalar bu mevzuyla alakalı değildir. Amacınız konuyu gereksiz uzatıp, hedef saptırarak, insanları yanlış kanalize etmektir. Bizim konuşmalarımızı yapıştırın buyurun, ancak başkalarıyla olan konuşmaları yapıştırdığınız an da editlerim, diye uyarmama, bunun gerekçelerini açıklamama rağmen, aynı hatayı tekrarlamanız yüzünden editlenmiştir. Mantık bütünlüğünüzdeki, eksikler beni ilgilendirmez, orada bir şeyleri saklamak istesem, sizinle olan konuşmalarımızı silerim. Onları neden silmiyorum. Sorun bizim aramızda. peki siz neden başak log kayıtlarının peşine düştünüz. Acaba benimle olan konuşmalarınızda bir şey bulamayıp, başkalarının benim hakkımda sizi yanlış yönlendirmelerine dayanma arzunuz olabilir mi? Ayrıca izni olmadan başkalarının özel hayatlarını burada ifşa edemezsiniz, buna müsaade etmem. Son kez açıklıyorum neden editlendiğini ve bundan sonra bu meseleyi hala aynı şekilde tekrarlamaya devam ederseniz, o bölümleri de editleyeceğim. Diyeceğiniz bir şey varsa ben buradayım, istediğinizi deyin.

Tekrar söylüyorum. Çünkü kötü niyetiniz gözden kaybettirmeye çalışıyor. Net olarak bana söyleyin: ALLAH HAKKI  İÇİN ARSLAN BEY’İN SÖYLEDİKLERİ YALNDIR. BU SİTE BENİM HAKKIMDIR. HAKKIM YENMİŞTİR.  Deyin anında kaldıracağım. Bu 3. yazışım. Diyebiliyorsanız deyin…neden bunlar suskunlukla geçilir? Bilinmez… Kararı okuyanlar versin…

Ve ben diyorum, ALLAH HAKKI İÇİN PINAR ALBAYRAK, CROMLADY, BANA İFTİRA ETMEKTEDİR. BENİ BAZILARININ TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN ZARARLARA SOKMUŞ VE BANA VERDİĞİ SÖZLERİ TUTMAMIŞTIR. BU SİTEDE HAKKI YOKTUR VE BU YÜZDEN ADINI SİLMİŞİMDİR.
« Son Düzenleme: 29 Ağustos 2009, 23:02:25 Gönderen: Arslan Bey » Logged
Arslan Bey'un İmzası...
Yay Gibi Eğri Olup Tutulmaktansa, Ok Gibi Doğru olur Atılırım Ben

Görüp ahkam-ı asrı münharif sıdk u selametten
Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten
.,.,.,.,.,.,
Muini, zalimin dünyada erbab-ı denaettir
Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten
.,.,.,.,.,.,
Arslan Bey'un İmzası...
Arslan Bey İmza Seçmediniz...
Etiket: Şikayet haramzade cromlady haramzade pınar albayrak iftiracı cromlady iftiracı pınar albayrak 
Sayfa:: 1 [2]   Yukarı git
  Yazdır  
Google Etiketleri: her albayrak ben sana emek

 
Gitmek istediğiniz yer:  


Powered by SMF | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
SimplePortal 2.2.2 © 2008-2009

| Sitemap
Bu Sayfa 0.518 Saniyede 35 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.18s, 3q)


23 Ağustos 2010, 09:43:59