Imwar.Com
Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Akvaryum Balıkları
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 120 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
  Yazdır  
Gönderen Konu: Akvaryum Balıkları  (Okunma Sayısı 120 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
14 Ağustos 2009, 22:06:27
Serdar Kuru

Moderatör

İlkokul

*****


Üye No : 8

Cinsiyet : Bay

Nerden :

Konu  : 5

Mesaj : 5

Puantaj +1/-0
Üyelik Bilgileri E-Posta
Offline
« : 14 Ağustos 2009, 22:06:27 »

Serdar Kuru: Diyor Ki...
Akvaryum Balıkları

Medyatik akvaryum içinde yaşatılan insanlar olarak hiç merak ettiğiniz oldu mu acaba her tarafımız yüzlerce gazete ve onlarca televizyon kanalıyla çevrili olmasına rağmen ve her gün bir sürü gazete okuyup saatlerce televizyon seyrettiğimiz halde neden hala sanki birileri bizi feci şekilde kandırıyor gibi bir hisse sahibiz. Acaba içten içe bağımsız düşünebilen insanların fikirlerinin kitlelere ulaşmasını engelleyen son derece müthiş bir filtreleme sisteminin varlığını mı hissediyoruz.

Kendilerine mikrofon uzatıldığı zaman bize kimse baskı yapamaz biz özgürce çalışırız diyen ünlü köşe yazarları ve televizyon yorumcuları acaba gerçekten dedikleri gibi olsalar o koltuklara oturtulup o maaşları alabilirler miydi düşünmek lazım. Kitlelerin kandırılmasının kurumsallaşması esas olarak Birinci Dünya savaşından sonra başlar ve o zamandan beri yüksek düzeyde enstitüleşmiş global sansür ve propaganda makinası itinayla insanları "gerçekler" denen olgulardan uzak tutmaktadır.

Propoganda kampanyalarının insan kitlelerini şekillendirmesine ilk örneklerden biri 1920'li yıllarda yaşandı. O dönemde sigara içmek bir kadın için skandal sayılabilecek sadece erkeklere mahsus çok pis kokan bir alışkanlık olarak görülürdü ve kendisine saygı duyan hiçbir hanımefendi elini sigaraya sürmezdi. Bu durumu satışları için büyük tehdit olarak gören Amerikan sigara şirketleri beyin yıkamanın ilk uzmanlarından sayılabilecek Creel denen bir adamı tuttular ve ona aman ne yap yap şu kadınları sigara içmeye ikna et dediler. Creel müthiş bir reklam kampanyasına başladı ve sigara içen kadını medeni,kendine güvenen ve erkekler tarafından daha çok arzulanan bir imaj olarak gösterdi. Bu kampanyanın başlamasından birkaç sene sonra Amerika'da kadınlar arasında sigara alışkanlığı hızlı bir şekilde yayılmaya başlayarak bir süre sonra erkeklere yetiştiler.

İşte bu olay geniş çaplı davranış etkileme kampanyalarının ilklerindendi ve daha sonra pek çok şirket ve devlet tarafından kopyalandı. Herkese oy hakkı verildiği demokratik sistemlerin moda haline gelmesi o zamana kadar ülkeleri istedikleri gibi yöneten önde gelen azınlıkların diktasına büyük tehdit oluşturmuştu ama medyanın görüş oluşturma ve kamuoyu yaratma tekniklerini bilim haline getirmesiyle değişen bir şey olmadı. Medyanın sahipleri olan zengin kesim kendi çıkarlarına uygun kişilere yönelik kamuoyu yaratarak gene yönetimde kaldılar ve buna da demokrasi dediler. Beyin yıkama örnekleri çok çeşitlidir mesela bazen polisin bazı uyuşturucu kaçakçılarını yakaladığını görürüz ve bu işin arkasında mafya var denir ama dünyanın en büyük uyuşturucu üreticisi ve dağıtıcısının CIA olduğunu kimse söylemez.

Uyuşturucunun CIA taşeronları "mafyalar" tarafından Amerika ve Avrupa'da satılarak kazanılan müthiş paraların CIA'nin esas bütçesini oluşturduğunu kimse anlatmaz nasıl olsa "mafya" hikayesi tutmuştur. Dünyayı sömüren bir avuç insan bizler gibi sıradan insanlarla sürekli bir savaş halindedir ve tüm savaş sanatı kandırma üzerine kuruludur ve kandırmanın temel aracıda medyadır. Yeni Dünya Düzeninin resmi üniforması altından bir deli gömleğidir. Bu altın deli gömleğini giyip ne kadar sıkı elinizi kolunuzu bağlarsanız o kadar altın kazanırsınız ama bu aslında basit bir köle olduğunuz gerçeğini hiç değiştirmez. Özelleştirme hayatı ucuzlatır derler ama İngiltere'de elektrik şebekesinin özelleştirilmesiyle beraber fiyatların yüzde yetmiş arttığını hiç kimse insanlara anlatmaz.

Olimpiyat,Dünya kupası ve Formula yapalım ülkemizin reklamı olur denir ama sokaktaki garibanın bu reklamdan nasıl faydalandığı ve oralara dökülen milyonlarca dolarla kaç açın doyabileceği hiç düşünülmez. Amerikanın Vietnam'da "Agent Orange" isimli bir kimyasal zehir kullandığı ve kendi askerlerinin bu gaz yüzünden savaş sonrası çeşitli hastalıklara yakalandığı bilinir ama aynı zehirli gazın Kore Savaşında da kullanıldığı hiç hatırlatılmaz çünkü o zaman bizim Kore Gazilerinin savaştan sonra ne tür hastalıklara yakalandığı ve o hastalıkların sebebini tutarda birileri soruverir diye düşünülür. Evet Akvaryum balıkları nasıl Akvaryumunuzda rahatınız yerinde mi. Benim hiç değil çünkü Akvaryum balığı yerine konulmak feci halde gücüme gidiyor ya sizin ?

SERDAR KURU
Logged
Etiket:
Sayfa:: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Powered by SMF | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
SimplePortal 2.2.2 © 2008-2009

| Sitemap
Bu Sayfa 5.334 Saniyede 34 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.036s, 3q)


05 Eylül 2010, 21:55:49